Dee-1 – The Garden of Eden

Aslında Dee-1’ın “I’m on It” parçası hakkında bir şey yazmak istiyordum ama kendi tarzına daha uygun olan bir parçaya yer vermek daha anlamlı olur diye düşündüm. Şarkılarında liriklerinin bütün bir hikaye anlatmasına dikkat etmenin yanında bunu, çalışmanın bütününe yayması ile ün salmış genç rapper. Parçanın ilk inşasında kullanılan seslerden, yayınlandıktan sonra çekilen klip karelerine kadar her noktada bu bütünlüğü görmek mümkün. 4.mixtape projesi “I Hope they Hear Me Vol 2.” den çıkan teklilerden biri olan “The Garden of Eden” bu özelliklere iyi bir örnek teşkil ediyor.

Amerika’nın “dirty” güneyinden gelen sanatçı, güneyin klasik rap şablonuna uymayan orijinal işleri ile nam salmış durumda. Üniversite mezunu oluşu ve mezun olduktan sonra öğretmenlik yaptığını düşündüğümüzde, derli toplu liriklerin, anlamlı kafiyelerin altındaki neden de ortaya çıkıyor. Öğretmenlik yaparken arta kalan zamanlarında rap işini kovalayan Dee-1 bir süre sonra tam zamanlı olarak bir rapper olmak için işini bırakıyor. İlk albümü David & Goliath’ı 2009 gibi erken diyebileceğimiz bir zaman diliminde çıkaran sanatçı, albümün içeriğine baktığımızda bize hiçte öyle olmadığını gösteriyor. Rap tekniğini ve lirikalitesi üzerinde uzunca süre kafa yoran sanatçı, sokak rapper’ı olarak tanımlayamayacağımız fakat eski okuldaki gibi müziğe bir çok açıdan katkı sağlayan işler çıkarmayı başarmış.

So what you know what
I guess its time to grow up
The world don’t give a auhh about all your bad luck
So stay down or rise up

Liriklerinde mizahi kafiyelerin yanında kültür seviyesi yüksek dörtlüklere de sıkça rastlanıyor. Mesaj verme kaygısı yaşamadan 3 dakikalık bir şarkının sonunda mesajını çoktan ulaştırmış oluyor. Story telling yönetimini de başarılı kullandığını söyleyebiliriz. Dee-1’in şaşırtan yönü anlamlı hikayeler oluşturmasıyla bitmiyor, altyapılarına baktığımızda da güney müziğinin tek düzeliğinden uzak işler görüyoruz. Genelde yumuşak ve rahat sesler tercih edilmiş, sanatçının flow’una uygun ritimler seçilmiş. Düet yaptığı şarkılarda da iyi bir yerleşim yapılmış. Bu artılarının yanında Dee-1 şarkıların kliplerine de muazzam özen gösteriyor. Anlamsız görüntülerden oluşan klibi neredeyse yok, ufak bir bütçesi olsa bile şarkı-klip bütünlüğünü çok iyi yakalamış.

Walks down to street, still virgin to reality
Not headshot, 2 to the ankle now he looking like he plays for RedSocks
That girl she ain’t quenn, she just a baby mama

Rap yapmaya başladıktan 2 yıl sonra ilk albümünü bağımsız bir plak şirketinden çıkaran sanatçının daha sonra yaptığı mixtape projelerinde albümde yeterince öne çıkaramadığı parçalara klip çekip servis etmiş. “Jay,50 and Weezy”, “The One That Got Away” ,”The Very Best” bunlardan bazıları. Yaptığı işte bütün olarak çok başarılı olmasına rağmen hala büyük bir şirket ile anlaşma imzalamayan sanatçı 2013’te Sony Music’in alt şirketlerinden biri olan RCA Inspiration bünyesine katıldı, pek parlak bir takıma katılmış olmasa da, Dee-1’in bu kalitede işler çıkarmaya devam ederse bir üst basamaktakilerin dikkatini çekeceği kesin.

Tags:

No comments yet.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.