YZ – The Ghetto’s Been Good To Me

Vizyona girdiği ’94 yılında iyi bir film olarak nitelendirilen, yüksek bir hasılat yapan, günümüzde ise gayet abartılı oyunculukları ile bayat gelecek olan Above The Rim’i izlerken -filmi yıllar sonra bulup izlememin nedeni ise başrollerin birinde boy gösteren 2Pac tabi ki-  gençlerin basketbol oynadığı bir sahnenin arka planında hoş bir şarkı çalıyordu. Parça dilime dolanınca film biter bitmez üşenmeyip soundtrack’ini eşelemeye başladım. Uzun listenin sonuna doğru aradığım şarkıyı bulmuştum. YZ’nin yıllardır yaşadığı Ghetto’suna saygı duruşu ortaya harika bir parça çıkarıyordu.

80’lerin sonlarına doğru iyice müzik işine yoğunlaşan YZ, kayıtlar alıp müzik yapmaya başladıktan kısa süre sonra ilk şirketi olan Rock It Hard’dan ayrılıp kendi müzik şirketini kuruyor,17 yaşında iken. Genellikle 89’da kaydettiği şarkılardan oluşan ilk albümü Sons of the Father’ı 1990’da yayınlayınca, bu sağlam stilin ve gözle görülür yeteneğin sahibi olan rapper, ününü New Jersey’nin dışına çıkarmayı başarıyor. Kaliteli lirikler ile sosyal konularda dolaşan hiti ‘Thinking of a Master Plan’ tüm radyolarda çalınmaya başlıyor, bugün bile YZ denildiğinde akla gelen ilk parça, prodüksiyonu buram buram 90’lar kokan bu parça oluyor. Klibinde de görüldüğü üzere, dünya çapındaki Afrikalıları umutlandıran Nelson Mandela’nın kayıtsız serbest bırakılışı da bu döneme denk geliyor. Ardından aynı albümden çıkan ‘Tower With The Power’ parçasına klip çekiyor. Ritim duygusu ve rap’e olan yeteneği bu parçada net olarak görülüyor. Bu arada bu parçada saçı kısa olmasına rağmen rasta yaptırmaktan bahseden rapper, sözünün eri olduğunu ikinci albümünün kapağında görebiliyoruz.

İlk albümünden sonra ‘Artık New Jersey ve Philadelphia dışına da konser vermeye gidiyorduk.’ diyen sanatçı, 3 yıl sonra ikinci albümü olan The Ghetto’s Been Good to Me’ yi yayınlıyor. Aynı isimdeki teklisi ortalığı kasıp kavururken bu albümde anlaştığı şirketlerden birinin Warner Bros. Records olması işleri ne kadar ciddi bir noktaya getirdiğinin kanıtı gibi. Parçanın altyapısında seçilen sesler karmaşık gibi geliyor ama hepsi birden harika bir harmoni oluşturuyor, davullar klasik şekilde, arkada ağır çekimde sallanırken, saksafon sample’ı dinleyiciyi havaya sokuyor. Ekibinin bir konserdeymiş gibi ‘so far’ diye bağırması ve bunu bir parçaya yerleştirmesi, böyle lezzetli bir tat vereceğini başta onlarda düşünmemiştir herhalde veya tamamen bunu amaçlamış olabilirler. Birçok noktaya dokunduğu liriklerinde şöyle bir kısım var:

And my ass wasn’t raped to collect my props

Burada söylemek istediği, kendi şirketini kurmuş birisi olarak başka şirketlere anlamsız sözleşmeler imzalayarak sonunda beş parasız kalan rapper’lar gibi olmayacağı ki endüstrileşen bir müzik türünde bu sıkıntıyı sonraları sıkça görüyoruz. Aşağıdaki dörtlüğü ise HipHop akımın yıllar sonrasını görüp de yazmış gibi:

Screamin’, havin’ a fit, and your rhymes ain’t shit
To pick apart, they start from the beginning
Sugar Hill was flavor, but in ’93 that rhyme style ain’t winning

So stop, you’re the reason rap won’t be around

Parçada sıkça, rap yapan gençlerin iyi olduklarını sokakta ispatladıklarını ve bu yüzden herkesin onlara saygı duyduğundan bahsediyor. Bu da o dönemde çıkan rap sanatçılarının neden bu kadar iyi olduğunu açıklıyor. Parçada geçen bir diğer satır, keşke tüm iyi sanatçılar YZ gibi yeraltına bağlı olsa dedirtiyor.

I’m strictly next shit
For stick to strictly underground

Bu albümle ‘platinum plaque’ alan sanatçı, akıl almaz bir şekilde başka bir albüm çıkarmıyor ( 2009’da çıkardığı ve içinde bol remix ve Slug, Brother Ali, 2Mex , Bobbie Fine gibi isimlerle feat olan Muad’Dib albümünü saymazsak). Aktif olarak rap müzik yapmak yerine, yeni yetenekler keşfedip onları desteleyerek ve menajerlik şirketi kurarak bu alanlara yönelen sanatçı, zamanla işleri ummadığı kadar büyüterek Blackworld Entertainment adlı şirketi ile televizyon ve radyo işlerine de el atıyor.

İkinci albümünden sonra neden daha fazla üretmediğini merak ettiğimiz YZ, 2000’li yıllarda müzik şirketlerinin sahip olmak için her şeyi yapabileceği türle bir MC. Bugün ortaya çıksaydı eminim üstüne milyon dolarlık yatırımlar yapılan bir rap yıldızı olurdu. YZ nin beni şaşırtan diğer bir yanı ise müzik yapmayı bırakıp ailesine ve şirketine kendisini adadıktan sonra kendisini geliştirmeyi hiç bırakmaması, konuşmasını dinlerken eskiokul bir rapper mı yoksa Berkeley’den mezun bir eleman mı ayırt etmek zor. Kısa bir süre önce duyma yetisini büyük oranda kaybeden YZ ufak bir operasyon ile sağlığına kavuşuyor, bir müzik sanatçısının sağır olması da başına gelebilecek en büyük trajedilerden sanırım. ’90 ların başında böyle efsane işlere imza attığı ve bize kendisini aratıp tekrar buldurduğu için YZ ye teşekkür ederken, tekrar play tuşuna yüklenip güzel nakaratı dinleyelim.

 

Tags: , , , ,

No comments yet.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.