Finlandiya’nın Nokia’dan Sonra En Büyük İcadı

Dans etmeyi seven herkes kıyısından köşesinden bilir bu grubu, özellikle break dance olayına bulaşmış olanların, şarkılarının en az birinde head-spin atmışlığı vardır. Avrupa’nın kuzeyinden çıkan bu serbest stil, arkasında Amerikan pazarlaması olmadığı halde kuş gribi kadar hızlı yayılmış, kıtayı etkisi altına almıştı. Teknolojinin en büyük icatlarından pilli teyplerin bataryasını kısa sürede eriten teklileri ise şüphesiz ‘Freestyler ‘idi.

Tamamı Finlandiya yerlisi olan grupta rapçi abimiz B.O.Dubb’ın gayet melez bir geçmişi var, genç yaşta şarkı sözleri yamaya başlıyor ve Jaakko Salovaara ile bu sayede tanışıyor. Daha sonra adı JS16 olacak olan bu eleman Bomfunk tarihinin temel taşı. Evet, grup hakkındaki belki de en önemli nokta bu, JS16 o kliplerde gördüğümüz fiyakalı DJ abimiz değil. Rasta saçlarıyla bize scratch ziyafetleri sunan elaman DJ Gismo ve parçaların hazırlanmasında scratch ler hariç neredeyse etkisi ‘0’. Yani Bomfunk MC’s 3 kişiden oluşuyor, Jamaika-Fin karışımı rapper B.O.Dubb, cool dj DJ Gismo ve hiç görmediğimiz, sahne arkasında viskisini yudumlayan, grubun tüm işlerindeki prodüktör JS16. Böyle adamlara hasta oluyorum, herif her şeyi yapıyor ama ortalıkta hiç görünmüyor ve bundan hiç rahatsız değil, beklide kendi seçimi. İyi müzik yapmak için veya yapmış olmak için, görünür ve popüler olmaya gerek yok diyor adeta. Grubun amacı çok kral rap şarkılara imza atmak olmadığı için lirikler gayet basit ve kısa tutulmuş. Gismo ise parçalara (hepsine olmamakla birlikte) farklı bir hava katmak için plakları çevirmiş genelde.

Grubun ilk albümü, In Stereo ismiyle 1999’da yayınlanıyor, Sony Music’i nasıl ikna ettiler bilmiyorum ama o yıl içinde sadece Finlandiya’da 130bin, dünyada 600bin adet satmayı başarıyor. Albümün ilk teklisi ‘Uprocking Beats’ artçısından sonra ‘Freestyle’ çıkıyor sahneye ve ölümsüz bir eser oluşuyor. Freestyler klibinde eli havada durdurulan çekik gözlü eleman Uprocking Beats klibinden geliyor. O elemanın sırrını çözmekte 16 yıl sonra kısmet oldu işte. Albümden favorim ‘Other Emcees’, akımı tamamen temsil eden bir çalışma. İkinci albümleri 2002’de tam zamanında patlıyor, DJ Gismo’nun gruptan ayrılması da aynı döneme denk geliyor. ‘Something Going On’ klibinde plakları Bomfunk için son kez çeviriyor. Bir pop şarkısının Bomfunk albümünde ne aradığını kimse bilmiyor tabi, Sony’nin gereksiz ısrarları olabilir. Gismo online dünyada resmen yok diyebiliriz, hakkında çok az bilgi mevcut, kalıcı bir iz bırakıp kaçmış gibi. 2. Albümde grubun farklı pazarlara açılma isteğini görebiliyoruz arada yine kendi tarzlarında çok ciddi parçalar var tabiî ki. Gismo’nun ahı mı tuttu bilinmez ama 2.albüm ile birlikte grubun rakamları düşmeye başlıyor, buradan sonra kuyruğu düzeltemiyorlar diyebiliriz. Son albümleri ‘Reverse Psychology’ 2004’te yayınlanıyor, içinde bir adet Kurtis Blow feati bile işleri düzeltemiyor.

Gelelim JS16 efendiye, neden hayalet olduğunu bilmiyorum ama 16 yaşından beri istediği müziği yaptığı biliniyor. Bomfunk müziğinde zamanın tüm popüler elementlerini toplamış, altına da kendi istediği anlayışı yerleştirmiş ve ortaya tadından yenmez bir tarz çıkmış. Altyapılar tamamen break-beat denilen sistemin üstüne kurulu, teknolojinin gelişmesiyle yayılan elektronik müziği de sonuna kadar kullanmayı ihmal etmemiş tabi, melodilerin çoğu bu tür enstrümanlar ile hazırlanmış. Baktığımızda aslında Gismo değil de JS gruptan ayrıldığında işlerin ters gitmesi, her şeyin tepetaklak olması beklenir. Gismo artık nasıl bir profil kazandırdıysa oluşuma ve dinleyenlere karşı, o ayrıldıktan sonra sanki JS eskisi gibi müzik yazamıyor, synthesizer ına dokunamıyor gibi bir durum çıkıyor ortaya.

Kısa sürede serbest stilin etkisini kaybetmesinde, müziğini satmak için kullandığı elementlerin etkisinin olduğunu düşünüyorum. Objectif bakıldığında, Bomfunk, 90ların sonunda geri dönen break-dance akımını sonuna kadar kullandı, hatta o zaman popüler olan rapper+dj karmasını da yaptı, albüm kapaklarında grafitiler kullandı. Bunlar yaptıkları müziğin yanında eşantiyon olarak kalıyor olabilir, fakat bir süre kullanılan elementlerin popülerliği sabit kaldığında, onu kullanan kanallarda ilerleyemiyor. Bomfunk’ın yeni işlerini bugün dinliyememizin en önemli nedeni bu olabilir, Nokia ile tek özellikleri memleketleri değil diyebiliriz. 90’ların en güzel dönemini spor ayakkabıları ile yakıp geçen grup bugün bile hala alakalı, alakasız büyük bir kitle tarafından hatırlanıyor. Kuzeyin soğuğundan böylesine sıcak ritimler getirebilmek, nerden baksan yetenek gerektirir.

Tags: , , , , ,

No comments yet.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.