Oncue – Running

Yeni milenyumun içlerine doğru ilerlediğimizde, ilk on yılın başlangıcında, ilk bakışta rapte eğreti duran bir tür görmeye başlıyoruz. Daha önce pek rastlamadığımız, aslında bu müzik türünün tamda ihtiyacı olan, çeşitliliği besleyen, yeni tarzlar çıkıyor ortaya. Dinleyiciler tarafından da rahatlıkla benimseniyor ve kendisine büyük kitleler oluşturuyor. Daha öne örneklerini de incelediğimiz bu farklı sesler, rapin yeni jenarasyonları tarafından oluşturuluyor. Bu topluluğu, en iyi temsil eden isimlerden birisi de Oncue – en azından onlardan biriydi.

Blogumuza doğudan, Connecticut gibi ilginç bir yerden katılan Cuey, 2009’dan beri müzikte aktif, ilk işi -serbest stil işler dışında- Cuey Sings the Blues olmuş. Tahmin edilebileceği gibi hafif işlerin bir kolajı olmuş çalışma. Daha sonra bir kaçı eski işlerinden olan ‘Leftovers’ projesini yayınlıyor, kendisiyle tanışmam da bu döneme denk düşüyor. Albüm tamamen sanatçının tarzını yansıtıyor, canlı, değişen altyapılar, hafif rock davullarıyla, gitar rifleriyle birleşmekten çekinmiyor. Oncue’nun en büyük özelliklerinden biri burada devreye giriyor, bir dönem çok fazla dinlediği pop-punk tarzı bilinçaltını çok iyi besliyor. Nakaratlarda bunu çok rahat görebiliyoruz. Flow tarzı ise klasik biraz tempolu, bolca kısa-yarım kafiye kullanmaktan çekinmiyor. Alışık olunmayan yönü ise insanda ilk dinlediğinde baya bir farklı gelen bariton vokali. Leftovers’da gerçekten en iyileri seçmek zor fakat öne çıkan çalışmalar ‘Your Own Supply’, ‘Won’t Matter Tomorrow’, ‘She Likes My Music’, ‘Picky Nikki’ oluyor. İsminin aksine albüm arkada hiçbir parça bırakmadan dinleniyor. Ufak bir turdan sonra, sıkı bir çalışmanın ürünü ‘Can’t Wait’ çıkıyor ortaya. Takibe alınmış yeni yetenek olarak bekleneni veriyor Bariton Sesli sanatçı. Projeden çok daha sağlam hitler çıkıyor. ‘Running’ ve ‘Better Than Before’ albümde açık ara önde giden parçalar. İyi işler içermelerinin yanında albümlerde ortak olan başka bir noktada, parçaların büyük çoğunluğunun CJ Luzi tarafında prodükte edilmesi. Ortada bir ikili durumu var yani, dışarıdan farklı bir ses katmak istemedikleri sürece stüdyoda sadece CJ Luzi ve Bariton Ses yer alıyor. Luzi’nin başarıdaki katkısı göz ardı etmek şöyle dursun, bazen rapper’ın bile önüne geçiyor. Yakın tarihli sample’ları rock davullarıyla harmanlamayı bir alışkanlık haline getirmişler, buda rakiplerinden çok farklı bir noktaya koyuyor ikiliyi.

Oncue başarılı bir çıkış yapmış dikkatleri üzerine çekmiştir. Medyada bolca yer alıyor, bu noktadan sonra featler yapmaya başlar, üniversite turlarında bir numaları adam olarak yer alır. New York’a taşınmasıyla Just Blaze efsanesi ile tanışır. Kısa sürede kanka olmalarına karşın birlikte bir işleri olmaz. Bu dönemde sanatçı sık sık tekliler yayınlar fakat ortada bir albüm yoktur. Tekliler çok başarılı olamaz, uzun süren sessizlik dinleyici kaybını tetikler, ayrıca bu sessizlik sanatçının üzerine kolej rapçisi etiketinin de yapışmasına neden olur. İlk kez bir sanatçının ‘iyi bir aile ve hayattan geldiğim için ön yargılı davranıyorlar’ yakınmasına tanık oldum. Kolay bir arkaplanı olması yaptığı işleri değiştirmeyen sanatçı, işler kötü giderken bir şirketin, bir çok türü içinde bulunduran ‘full paket’i değerlendirmek istemesiyle iyi bir anlaşma ile resmi albüm çalışmalarına başlar. Daha da önemlisi bu albüm Just Blaze’in himayesinde ilerleyecektir. Albüm çalışmaları sürerken, tarzını dinleyicilere yaranmak için biraz sertleştirmeye karar veren Cue ‘Leftovers 2’ projesini yayınlar, ilkinden başarı olarak hayli uzak olan albüm kitlesini biraz daha oyalar. Derken ‘Angry Young Man’ isimli albümün Eylül’de raflarda olacağı haberi gelir (güzelde bir site adı belirlemişler albüm için), Just Blaze geri dönüşte ne kadar etkili olmuş bir ay sonra görülecektir.

Rap müzik kitlesinin ilginç yanlarından birisi de, sanatçı hakkında çok fazla bilgi sahibi olmak istemeleri. Rapper’ın iyi işler ortaya çıkarması yetmez, yazdığı şiire sadık olması beklenir. Oncue her ne kadar yazdığı gibi yaşasa da dinleyiciler bir noktadan sonra samimi bulmayarak kitleden kopmuştur. Bu noktada, kendisini tekrar kanıtlamaya çalışmadan, en iyi bildiği işi, kendi bildiği şekilde yapması daha kolay olabilir, tabi Blaze gibi bir usta, bunu başarması için ihtiyacı olan tek isimdir.

Tags: , , ,

No comments yet.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.