Pharrell – Frontin’

Kardeş Payı dizisinde Şerif amca karakteri ilk repliğinde şu soruyu soruyordu, “Bir insan hayatı yaşayamadığını 87 yaşında anlar mı lan?”, bende şimdi Pharrell’a haddim olmayarak sormak istiyorum: “Bir insan 40 yaşından sonra solo kariyeri yapar mı lan?”. Müzik kariyerine başladıktan kısa bir süre sonra çalıştığı isimler arasına, Kelis’ler, Justin Timberlake’ler, Britney Spears’lar, Nelly’ler, Snoop Dogg’lar, Jay-Z’ler.. kısacası bir müzisyenin iştahını kabartan isimleri eklemişken, aslında çok da arka planda durmadan, kliplerde, tvlerde yer almışken, bu kadar yetenekli bir adam neden tek başına ünlü olmak için 2013 yılını bekler? En azından, videoyu ilk izlediğimde Pharrell’ın çok iyi olduğu konusunda fikirlerim aynıymış ki bunca yıl geçmesine rağmen en iyi şarkılarından biri diye aklımda kalmış: Frontin’.

2003 senesinde yayınlanan parça beyefendinin ilk solo teklisi, yayınlandıktan sonrada satış olarak büyük bir başarı elde etmiş. 3 yıl sonra In My Mind adlı solo albümünde de yer almış şarkıda, Jay-Z de minik bir bölümle Beyonce’ye derdini anlatmaya çalışıyor. Parça klasik Pharrell imzası taşıyor, yumuşak notalar, ne çok basit ne de çok karmaşık olmayan davullar, tam kıvamında yazılmış, tek başına ayrı güzel bas satırları ve harika bir nakarat. Sanatçı için klasik bir iş tabiî ki hit olmuş ve sosyal anlamda olmasa da ticari anlamda beklenen, istenen etkiyi sağlamıştır. Teknik anlamda iş o kadar beğenilmiş ki Jazz sanatçılarından Jamie Cullum ve o zamanlar çiçeği burnunda bir grup olan Maroon 5 tarafından coverlanmıştır. Maroon 5 versiyonunda Mos Def bile bir iki kelam etmiştir.

Prodüktör olarak cvsinde çok büyük isimler bulunduran Pusha-T’ye ismini veren, Neptunes’u kuran, Nerds ile harika işler çıkan (örn1,örn2), her stüdyoda aranan adam olan birisi, Madonna’nın verdiği bir partide Daft Punk ile bir araya gelir daha sonra stüdyoda buluşurlar ve ortaya meşhur Get Lucky çıkar. Bu Pharrell’ın tek başına patlama noktası diyebiliriz, şarkı dünya çapında başarılı olunca Bay Şanslı’yı bilmeyen kitleler de duymuş, sesini beğenmiş oldu. Daft Punk’un albümündeki 2 çok iyi parçada da bulunuyordu ve bu milyonlarca yeni dinleyiciye dönüştü. Henüz Bay Şanslı’nın ateşi sönmemişken ortaya birde Bay Mutlu çıktı, teknik açıdan orta şeker-vasat bir iş olsa da, Pharrell dinleyici kitlesini daha da büyüttü. Sanki yeni bir şarkıcı, yeni bir keşif, toy bir popstar gibi her yerde ismi geçmeye çalınmaya başlandı. Ve bunda o devasa şapkasının hiçbir payının olmaması da başka bir şaşırtıcı nokta. Böyle bir durumda tüm karar sanki Bay Mutlu tarafından verilmiş, daha önce büyük işlere imza atmış olsa da filmde başrolü üstlenmek istemezken, bu kez kendini hazır hissedip pastanın tamamı için hamlesini yaptı. Tabi ki yanılmadı. Artık stüdyo dışında da herkes onu görmek ve dinlemek istiyor, hem de bunu çok kaliteli bir şekilde başardı.

Bay Yaşlanmayan yıllar geçse de aynı kalacağını müziğiyle gösteriyor, bazıları için gecesi yaver giden Bay Şanslı, bazıları için güneşli bir günde Bay Mutlu, bazı arkadaşlarım için ise gördükleri ilk köse zenci, benim içinse Frontin’ gibi havalı, süper bir parçayı söyleyen genç olarak. Şerif amcaya her ne kadar, “Senin bundan sonra katılacağın tek afterparty sabah namazı kazası.” deseler de, Pharrell bundan sonra bolca, binlerce kişinin eşlik ettiği konserlerinden sonraki after party lere katılacak gibi görünüyor.

Tags: , , , ,

No comments yet.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.