Archive | Ara Sıcak RSS for this section

ScHoolboy Q – Collard Greens

İyi bir parça çıkarmak için birçok etkeni doğru şekilde birleştirmek gerekir. Uzun süre üzerinde çalışılmış işler, edinilmiş bilgi ve tecrübelerle, yeraltında pişen sanatçı kendinden beklenildiği gibi bir süre meyvesini verir. Veya bu durumun tamamen zıttı olarak bazen şans eseri gelen bir ortaya sadece dokunarak gol yapılabilir ki böyle bir işin etkisi çok kısa sürer. Bir de, neden ve nasıl patladığını bilmediğiniz saçma işler tüm dünyayı sallar ki maalesef böyle işleri de görmek zorunda kalırız. Saydığım durumların tamamen dışında bir iş daha var ve bu hepsinden güzel. Dinledikçe tadına vardığınız, geri çekilip geniş açıda baktığınızda çok saçma olan, yinede her play tuşuna bastığınızda harika bir işe tanıklık ettiğinizi bildiğiniz parçalardan birisidir: Collard Green. Hold up, biaaattch!

Tamamını Okuyun

Murder to Excellence

Samanlıkta iğne aramanın somut bir örneği olarak sample aramak gayet zor bir fiil. Onlarca parça dinleyip saatlerini boşa harcayarak istenilen tınıyı bulmak için oynanan büyük bir kumar. Durum böyleyken, Swizz Beats işi daha da ileriye götürüyor. Genellikle sample lar 70ler ve 80lerden gelir, kaliteli sesler bulmak bu kadar zorken, yıllar öncesinden örnekler karıştırabilmek için büyük bir arşivinizin olması gerekir. Ülkemizde bu arşiv büyük olsa da ulaşılabilirlik açısından hala Akmar Pasajı aşamasındayız. Amerika tabiî ki müzik arşivinde uçsuz bucaksız kütüphanelere sahip, en küçük kasabasında bile kasalarca plak bulabiliyorsunuz. Duvarların, hatta yerlerin plakları kaplı olduğu birçok arşiv noktası mevcut. Bir kütüphaneye gidip ders çalışır gibi burada sabahtan akşama sample çalışabilirsiniz. Swizz Beats’te her ne kadar kendi stiline ters olsa da bu devasa arşivden üst düzey şekilde yararlanmayı başarıyor, bulunması imkansız bir sample bulup, efsane albümdeki en uzun şarkıyı hazırlıyor: Murder to Excellence.

Tamamını Okuyun

HS87 – Grindin’ My Whole Life

“Bizim X varya, onu acayip şekilde bir repçiye benzetiyorum ya… Neydi adı…uzun saçlı bir eleman…Snoop’la falan klibi var…” dedi geçen gün arkadaşlardan biri. Birkaç isim saydım hemen ama yok onlar değil dedi, bulamadık bir türlü o ‘repçinin’ kim olduğunu. Bu arada kendi kendime, ‘ne kadar az uzun saçlı rapper var la’ diyiverdim. Yani bir metal rock grubu ortalaması beklemiyorum tabi ama yinede çok az isim var, imajını bu şekilde konumlandıran. Bir zamanlar bak bak bitmeyen saçlarıyla Busta Rhymes vardı ki, o bile yaşlanınca kesti attı saçlarını, yinede yeni nesil tarz açısından biraz farklı. Tarz olarak çok şaşalı olmadan sokaktan gelme doğal halleini korumayı seçiyorlar. HS87 oluşumunun toplama parçasını dinlerken, sahneye ilk çıkan N.No’nun saçları görünce, aklıma yukarıdaki muhabbet geldi, parça bir şekilde sarınca sonuna kadar dinledim. Uzun saçın hakkını verdi parça: Grindin’ My Whole Life.

Tamamını Okuyun

Wrekonize – Typical

Yaptığı iş her ne olursa olsun, belirli kalıpları taklit etmeyen, o işe girişmeden önce ne yapmak istediğini düşünen, kararlaştıran isimler; hep farklı ve başarılı bir noktada konumlanmışlardır. Bu isimlerden biri de şüphesiz Strange Music oluşumu. Uzun süre kendi istedikleri yolda, istedikleri gibi müzik yapan topluluk, tarzları belirli bir olgunluğa ulaşınca büyük kitleler tarafından benimsendiler. Özellikle son 3-4 yıldır işlerinin kaymağını usta hamlelerle yiyorlar. Böyle oluşumların en kritik ve takdir edilesi yönleri; sadece grubun başındaki büyük isimler değil, en az aktif olan veya görünen isimlerin bile, belirli fikirleri benimsemiş olması. En tepeden en aşağıdaki elemana kadar fikir ve kalite skalasının yüksek tutulması bir alışkanlık halini alıyor. Strange Music’in kalelerinden Mayday de işte böyle bir konumda yer alıyor.

Tamamını Okuyun

Donnie Trumpet – Dont Leave

EP tarzı çalışmalar, oyuna uzun süre ara vermiş veteranların, büyük bir proje ile geri dönmeden önce ortamı ısıtmak veya nabız yoklamak için başvurdukları etkili bir yöntem olduğu kadar; solo yoluna yeni adım atmış ve kısa sürede üretken olmak isteyen yeni isimler içinde yararlı bir duruş sağlıyor diyebiliriz. Traphouse Rock, Kids These Days gibi oluşumlara önemli katkılarda bulunan Donnie Trumpet de trompet tınılarını bir EP’de toplamaya karar veriyor, Donnie Trumpet EP ile.

Tamamını Okuyun

Jhené Aiko – The Worst

Bir çok müzik türünün karışımından oluştuğu için tek bir tanım altında toplanamayacak müzik türlerinden biri R&B. Beyonce, önce grubuyla sonra da tek başına bu türü gayet iyi temsil etti. Zaman içindeki gelişiminde inanılmaz düzeyde olunca, Christina-Britney-Pink gibi kızların pop kültürüne bir alternatif oluşturdu. Her ne kadar ondan sonra Rihanna falan çıksa da çok büyük bir rakibi olmadı, Mary J.Blige’in bıraktığı yerden bayrağı devraldı, Chaka Khan eksikliğini doldurdu diyebiliriz. Son dönemde, bu tarzda harika bir zamanlamayla ortaya çıkan, nokta atışı işler yapan, sesi ve güzelliği paralel ilerleyen kararlı bir isim var: Jhené Aiko.

Tamamını Okuyun

Juicy J – One of Those Nights ft. The Weeknd

Normalde bu tür Trap tarzına kayan altyapıları hoş görmem ama The Weeknd’in vokali parçayı bambaşka bir havaya sokmuş. Genelinde Weeknd baskın olmasına rağmen parça Juicy J’in üçüncü solo albümü Stay Trippy’de yer alıyor. Klasik baygın vokallerini yerleştirdiği şarkının prodüksiyonuna yardım ettiği gibi, konseptini de çok oturtmayı becermiş meşhur Kanadalı Weeknd, nakaratı da başarılı olunca, Juicy J’in tüm çabalarına rağmen parça hit olmaktan kurtulamamış. Parçada Juicy J bölümü pek bir şey anlatmasa da klipteki rolü yerinde olmuş.

Just cos she loves me, don’t mean she understands

..
Got that drink flowing, champagne poppin