Bir Klip ile İki Şarkı Vurmak

Hazır kliplerden başlamışken devam edelim dedim. Bu sefer naftalin kokulu bir tarzla karşı karşıyayız. Maddi sorunlardan mı, tercihten mi, yoksa birbirine uyumlu olacak düşüncesinden midir bilinmez, zaman zaman kliplerin iki parçaya bölündüğünü görürüz. Ortak nokta bu iki parçanın eşit olmamasıdır. X şarkısının klibinin bitmesine yakın Y şarkısı çalmaya ve onun için çekilmiş görüntüler gelmeye başlar ekrana. En iyi örneklerinden birini şurada görebileceğimiz durum, her iki şarkıyı da dinleyicilere tanıtmanın yanında bir çok maddi avantaj sağlıyor. Henüz piyasada çok yeni olan Jazz Cartier bağımsız bir müzisyen olarak güzel bir örneğine imza atmış. Garip olan nokta ise ilk parçanın gayet vasat ikinci parçanın tam anlamıyla bir hit olması.

Tamamını Okuyun

Kliplerle Kontra Atak

Bana göre Türkçe Rap’in ilk profesyonel hit’i olan parça ‘Yerli Plaka’dır, altyapısından nakaratına kadar her nokta dikkatlice inşa edilmiş. Aynı özen klibi içinde gösterilmiş ve ortaya mesajını açık şekilde ileten bir iş çıkmıştı. Fakat kendi kitlesi bile anlatılmaya çalışılan noktaları tam tersi yönde anlayınca Ceza, ‘..insanlar çok yanlış anladı, bir daha böyle klipler çekmeme kararı aldık bundan sonra performans ağırlıklı videolar çekeceğiz..’ demişti. Nitekim dediği gibi de oldu. Bence bu yöntem biraz kolaya kaçmaktı, yanlış anlaşılmanın sonucunda bu tarzdan vazgeçmek değil, aksine aynı çizgide devam ederek, durumu tiye alıp SonReal’ın yaptığı gibi klipler çekilebilirdi.

Tamamını okuyun

Kibar Feyzo Amerika’da

Amerika’daki müzik kütüphanelerinin ne kadar derin olduğundan bahsetmiştim, çok nadir de olsa araştırmacı prodüktörler Türkiye’nin bulunduğu derinliklere iniyorlar. Bu tür çalışmalar, ilgilenen kitle haricinde çok fazla kimsenin dikkatini çekmez, tabi eğer bunu yapan MosDef ise veya EA Sports, yıllardır piyasada bulunan en meşhur ürünlerinden birinin global tanıtımında parçayı kullanıyor ise, bir anda kendilerini forumlarda, ulusal basında, hatta teknoloji bloglarında bile bulabiliyorlar.

Tamamını Okuyun

Farkındalık ve Bas-Bariton Sesler

Farkındalık herhangi bir şeyin başlamasına ön ayak olan bir kavram. Çevremizde olan bitenlerden tutun, kendi bedenimizde oluşan değişikliklere kadar, her noktada ilk adım farkına varmak oluyor. Farklılıkların, sıradanlıkların, problemlerin, çözümlerin farkına varmak için belirli bir birikime sahip olmak şart. İlk adımdan sonra aldığımız tutum, yaptığımız hamle de kişiliğimizi belirliyor. Bu durumu müziğine taşıyan çok az sanatçı var. Bunlardan birisi de, güneyin başarılı rapper fabrikası (bknz: 9th Wonder, J Cole), Kuzey Karolayna’dan çıkan Deniro Farrar.

Tamamını Okuyun

Finlandiya’nın Nokia’dan Sonra En Büyük İcadı

Dans etmeyi seven herkes kıyısından köşesinden bilir bu grubu, özellikle break dance olayına bulaşmış olanların, şarkılarının en az birinde head-spin atmışlığı vardır. Avrupa’nın kuzeyinden çıkan bu serbest stil, arkasında Amerikan pazarlaması olmadığı halde kuş gribi kadar hızlı yayılmış, kıtayı etkisi altına almıştı. Teknolojinin en büyük icatlarından pilli teyplerin bataryasını kısa sürede eriten teklileri ise şüphesiz ‘Freestyler ‘idi.

Tamamını Okuyun

Truva Atı

Bir süre önce Türkçe rap piyasasında bir görüş belirmişti, aslında Amerika’da yıllardır uygulanan bir metodun teori hali. Özeti şu idi, yeraltında kendi tarzıyla sevdiği işler yapan sanatçının, düzgün bir pazarlama yöntemiyle kitlelere yedirilebileceği, iyi bir kar oranı sağlanabileceği düşünülür. Sonuç olarak sanatçıya hayatında bir arada görmediği bir meblağ ile anlaşma imzalanır. Bu noktadan sonra işler değişir; zaman içinde üretilen müzik tarzı, pahalı stüdyolara, ünlü ses mühendislerine karşın sanatçının hiç gitmek istemediği, aşina olmadığı bir yolda ilerler. Bunun nedeni ise ortaya çıkan işin satılmaya çalışıldığı market ile sanatçının yapmak istediği müzik türünün ortak paydada buluşmaması. En başta bahsettiğim görüş, bu olaya şöyle yaklaşıyor: Öncelikle popüler kültürün istediği işleri yapalım, daha sonra paraya, dolayısıyla ekonomik özgürlüğe sahip olduğumuzda kendi istediğimiz içerikte müzik üretmeye başlarız. Bu fikri irdelerken son dönemin en iyi albümlerinden birine bakalım: 2014 Forest Hills Drive.

Tamamını Okuyun

Big K.R.I.T – Dreamin

14 – 15 yaşlarında bir çocuk, anneannesinin evinde dandik bir bilgisayarda, kafasındaki sesleri anlamlı bir şekilde birleştirmeye çalışıyor. 2011’de, son yılların en efsanevi Freshmen sınıfına seçilmiş, önümüzdeki 10 yılda rap müziği domine edecek olan isimlerle birlikte aynı karede ilan edilen bir eleman, tamamı kendisi tarafından prodükte edilen ‘Return of 4Eva’ projesinden sonra yayınladığı, ‘4Eva N a Day’ albümünde hiç düşünmeden, o çocuğun rüyasını gerçekleştirirken çekilmiş fotoğrafını kapak olarak belirliyor.

4evanadaybeats Tamamını Okuyun

Oncue – Running

Yeni milenyumun içlerine doğru ilerlediğimizde, ilk on yılın başlangıcında, ilk bakışta rapte eğreti duran bir tür görmeye başlıyoruz. Daha önce pek rastlamadığımız, aslında bu müzik türünün tamda ihtiyacı olan, çeşitliliği besleyen, yeni tarzlar çıkıyor ortaya. Dinleyiciler tarafından da rahatlıkla benimseniyor ve kendisine büyük kitleler oluşturuyor. Daha öne örneklerini de incelediğimiz bu farklı sesler, rapin yeni jenarasyonları tarafından oluşturuluyor. Bu topluluğu, en iyi temsil eden isimlerden birisi de Oncue – en azından onlardan biriydi.

Tamamını Okuyun

Kim Bu Dilated Peoples?

Lisenin başlarındayım, rap hayatımızın içinde değil, hayatımız rap müzik içinde kendine yer buluyor, hiç yadırgamıyor. İçinde 300 parça bulunan ‘karışık mp3 cd’ler havada uçuşuyor, forumlarda sıkı tartışmalar var. Grup olarak bu işi yapan oluşumları daha başka seviyoruz, dinliyoruz, cartel, islamic force, nefret ekolünden gelmeyiz sonuçta. Derken 3 kişilik (grup için optimum sayı), tane tane rap yapan, ritimlerini takip etmek imkansız olan, hiç öle popo, para, beyaz demeden şarkıyı bitiren bir grupla tanışmışız. Yeni bir maden bulunmuş, bol keseden dinliyoruz, adamlar deli New York işi yapıyor derken California’lı çıkmışlar. Günlerce albümleri dönmeye başlıyor, teypte duruyor kafada çalıyor arka arkaya, aynen bu efsanevi parça gibi:

Tamamını Okuyun

ScHoolboy Q – Collard Greens

İyi bir parça çıkarmak için birçok etkeni doğru şekilde birleştirmek gerekir. Uzun süre üzerinde çalışılmış işler, edinilmiş bilgi ve tecrübelerle, yeraltında pişen sanatçı kendinden beklenildiği gibi bir süre meyvesini verir. Veya bu durumun tamamen zıttı olarak bazen şans eseri gelen bir ortaya sadece dokunarak gol yapılabilir ki böyle bir işin etkisi çok kısa sürer. Bir de, neden ve nasıl patladığını bilmediğiniz saçma işler tüm dünyayı sallar ki maalesef böyle işleri de görmek zorunda kalırız. Saydığım durumların tamamen dışında bir iş daha var ve bu hepsinden güzel. Dinledikçe tadına vardığınız, geri çekilip geniş açıda baktığınızda çok saçma olan, yinede her play tuşuna bastığınızda harika bir işe tanıklık ettiğinizi bildiğiniz parçalardan birisidir: Collard Green. Hold up, biaaattch!

Tamamını Okuyun